Hayaller

Story of La Nina

 

La Nina yı tasarlarken Metur Yacht ın sahibi Bora Kadıköy ile, bu dünyada benim gibi düşünen, yaşayan birilerinin olduğunu ve de bu kişilerden yılda iki tane bulabileceğimizi hesaplıyorduk hatırlarsan. Dünya küçük ,en azından bizle aynı rüyayı gören birilerine rastlayacağız .
Bu nedenle bir rüya karşılaştırması gibi yazacağım.

Gövde ve SailPlan :
Hoek Design

Nina 82 tamamen VOR 70 üzerine kurulmuş bir projedir. Gövde ve Sail Plan Hoek Design tarafından tasarlanmıştır. Andre nin (Hoek) ağabeyi Delta Lloyd un CEO su olması dolayısıyla (bir önceki yarışın katılımcılarından biriydi) Andre nin tekneyi ve Vor 70 kurallarını çok yakından incelemesi ve Lloyd teknesiyle defalarca seyir yapması mümkün olmuştur. Bütün bunların sonucunda benim isteklerimi gövdeye uyarlaması da çok pratikleşmiştir.

Tasarımcı seçimindeki bir diğer önemli kriter de tasarım ofisi ve tersane ilişkisidir. Metur tersanesi ile bir çok proje yapıldığı için (Esasen beni Andre ile de tanıştıran Bora Kadıköy’dür) tasarımcı – üretici ilişkisi zaten mükemmele yakın yürümekteydi.

Üçüncü ve çok önemli bir diğer etken de tasarım  sürecinin yönetilebilir olmasıdır. Her ne kadar dünyanın en iyi hidrostatikçilerinden biri olsa da Andre Hoek diğerlerinin fikirlerini dinleyen ve saygı gösteren kişiliğiyle mükemmel bir partnerdir.

 

Engineering & Construction Assistance :
Trimarine Advanced Marine Projects

Fernando Borges De Sena

Sebastiano Rech Morassutti

Antoine Le Villain

Doug Schickler 

Bora ile çalışmaya karar verdiğimizde ilk fikrim ahşapla gövdeyi çözmekti ancak tasarım ilerledikten sonra ( O dönemde engineering partner High Modulus firmasıydı) bu performansta bir gövdeyi ahşapla yapamayacağımız ortaya çıktı.

Hayatımızın dönüm noktası olan bu gelişmeyle birlikte Bora beni çok eskiden tanıdığı ve artık aile dostları olan Fernando de Sena ile tanıştırdı. Fernando (www.trimarine.com) bize tekneyi high-tech composite yapmayı önerdi. Bora da beni Metur’un bunu yapabileceği konusunda ikna etti. Fernando’nun önderliğinde tüm mühendislik Trimarine tarafından tekrar yapıldı ve inşaa başladı. Fernando tüm know-how ı Bora ve ekibine yerinde aktardı.

Beğendiğiniz teknelerden biri olan Virtuelle’ de aynı şekilde Trimarine ürünüdür. Ama benim için daha da önemli olan Telefonica Blue’dur. (ki kaza geçirmeseydi yarışı alabilirdi ) Bu tecrübeye sahip bir ekibin La Nina da bir araya gelmesi ancak dev yarış teknelerinde yapılabilen bir ekip kurma kaabiliyetidir. Bu ekibe daha sonra Doug Schickler de katıldı. (www.styacht.com)

Trimarine ve Bora’nın sayesinde teknenin önemli tüm parçalarının üretimi (carbon bow, carbon rudders, etc) yarış dünyasının prime üreticileri ile yapıldı.

 

Deck Equipments, Mast & Rig:
Harken VOR 70 Deck Gears
Southern Spars

 

En başından itibaren direk ve bumbanın carbon olmasını istedik, Rig yine Fernandonun arkadaşı olan FUTURE FIBRES tarafından yapılacaktı. Ancak daha sonra tüm ekipmanın Vor 70 standartlarında olmasına karar verdik ve standing rig de Southern Spars tarafından EC6+ olarak yapıldı. Herhalde dünyada ilk defa bir performance cruiser a Volvo 70 ekipmanının aynısını biz kullanıyoruz. Bu sipariş sırasında Southern Spars genel müdürünün Bora’ya “umarım bu adam yelken yapmayı biliyodur” demesi çok eğlenceliydi. 

Deck equipments için kimseyi dinlemeyerek Harkenin özel olarak ürettiği ST 1100 ve ST 990 vinçler seçildi. Tekneyi ben de en fazla bir kişiyle kullanmak istediğim için bulabildiğim en büyük elektrikli vinçleri seçtik. Tabii bir Aston Martin yaratma fikri büyük vinçlerin La Nina nın kaslarını görsel olarak ta gözler önüne sermesi açısından çok önemliydi.

Bu projemizden haberdar olan Peter Harken (72 yaşında ve hayat dolu bir insan) Bora ve benimle İstanbul’da buluşmak istedi. 6-7 saat süren yemekli bir toplantıdan sonra Peter bize projenin artık O’nun ellerinde olduğunu söyleyerek Istanbul’dan ayrıldı. Daha sonra yazdığı bir mesajda bu projeyi Renan’s Hot Yacht olarak tanımlaması ve bu projeden çok heyecanlandığını söylemesi , bununla da yetinmeyip bu proje için Harken , Southern Spars ve North Sail’in en üst düzeyde bir araya gelerek çözüm üretmesini sağlaması bizi son yıllarda hayat geçen en önemli Maxi projelerinden biri haline getirdi.

 

Aşağıda Peter Harken’in yorumları var ;

“Hi Renan----I am presently in Slovenia. I flew from Istanbul to Slovenia the following morning after your fantastic multiple coarse dinner and countless bottles of superb wine and slept on the plane all the way!! Therefore I want to thank you for a great evening at Topaz looking at the beautiful sight of the Bosporus in her evening glory through that special glass window you had installed. It truly was a great treat for my last night in Turkey.

I and the peoples of our company are proud to be involved in your special yacht as it will be unique among all the others. I will follow this project personally as it is my kind of boat since it is using the best of what we make. I also like it because you, the owner, are very personally involved and those always turn out to be have the best results and besides, it’s more fun! I really like Bora and Attila so we will have a great working relationship with them and their yard.

If ever you come to Wisconsin for any reason I would like you to be a guest at my house and if you are anywhere in the Milan area, our Italian peoples would love to host you and show you our new modern lean manufacturing plant. It’s a beauty! Anytime you are going to be in these areas please contact me and I will arrange it.

Thanks again for choosing our stuff for your special yacht, we will give you our best work. It will be good to get together with you again during the project and after!

Regards, Peter”

“Hey Renan--come anytime and stay at my house. Our people would love to meet you. Keep in touch and we are "full on" with your Naughty Girl project and I really like the name, perfect!!—Peter”

 

The Dream was ;

La Nina nın diğer projelerden farkı işin içinde tekne tasarımcıları haricinde Industrial Designer ların da olmasıdır. Bu şekilde hem superstructure hem de interior layout stylingden bağımsız olarak temel fonksiyonlar göz önüne alınarak geliştirilmiştir. Özellikle iç mekanın optimizasyonu ve üstyapı tasarımında rüyayı paylaşıp bizlere yeni ufuklar açan ekibimizin üyesi Gün Acar’ a çok teşekkür ederim. Kendisi de yelkenci olan Gün mezun olduğu tarihten beri yat tasarımı konusunda çalışmaktadır. Tüm dünyada çok beğenilen Peri Yacht ları tasarlayan Scaro Design Ekibinde de görev yapmıştır. Son bir yıldır bu proje üzerinde çalışıyoruz.

Tekneyi tasarlarken gördüğümüz rüya şöyleydi ...

Güverte üç ayrı bölümden oluşmalı ;

Living Zone,

teknenin ortası , rahatça oturup yiyip içebileceğimiz bir alan olmalı, koltuklar en az 70-80 cm derinlikte olmalı, rüzgarüstü seyirde misafirler korkmadan oturup yatabilmeli, böyle bir tekneyle günlük seyirlerde bir çok kişi bir araya gelebilmeli, yemek yerken rahat etmeli. Tekne sahibi ve yardımcısı yelken yaparken bu bölümden kopmamalı, içiçe olmalı. Buzluk, içki dolabı el altında olmalı, çöpler aşağıya inmeden yok olmalı. Seyirde ortalık dağılmamalı, müzik kaliteli duyulmalı ve dinlenebilmeli, etc . En azından bira , kola, buz , çöp vs için habire aşağı inmesek.

Sailing Zone ,

Owner ve bir yardımcısı günlük seyirde bu gücü idare edebilmeli, Living zone a yakın olmalı (hem insanları davet edip hem de onlardan kopup kalmamalı), kullanılmayan fazla halatlar ortalıkta olmamalı, vinçler misafirlerden uzak tehlikesiz çalışmalı, pedestallardan tüm kontrol sağlanabilmeli, owner dümendeyken genoa, jib veya code yelkeni de kontrol edebilmeli. Owner iyi yelkenci olmalı ve sefahatı iyi bilmeli!

 

Entertainment Zone ,

tekne yürürken de rahatca güneşlenilebilmeli, yelkene katılmak isteyen dostlar bu bölümde olabilmeli, swimming platform da açıldığı zaman yelken teknelerinde olmayan devasa bir alan ortaya çıkmalı, chez longue lar açılabilmeli, yelkenlide yer olmayacağına inananlar şaşırmalı, owner dümendeyken downwind seyirde bu bölümdekilerden kopmamalı, sakin havada, uzun seyirde ailesi, arkadaşları bu bölümde yatıp, güneşlenip sohbet edebilmeli, tremalo atınca güneşlenenler gölgeye düşmemeli, demirdeyken azılabilmeli,

Swimming Platform

(entertainment zone a dahil) Varolan tüm teknelerde bu bölüm çok küçük , Herhalde tekne tasarımcıları denize girmekten çok hoşlanmıyorlar, anladığım kadarıyla Akdeniz aile yapısı, yaşam tarzı, denizle ve dostlarla beraber olabilme fikirleri bu adamlardan biraz uzak. Teknenin orasını burasını allayıp pullamaktan tekne sahibine ve dostlarına keyif verecek şeyleri unutmuşlar veya bilmiyorlar, Teknenin kıçından çıkan 1,6 metreye 3,2 m lik bir platform (4-5 m2) üzerinde dostlarla, aile ve çocuklarla bir arada olmak süper olurdu.

Akşam kıçtan kara bağlandığım, o saat için benim olan bir koyda nefis bir yemeği bu platformda yemenin keyfini bir hayal edin, veya balıkçilardan aldığınız 3-4 kiloluk bir lagosu temizleyip hazırladığınızı.

 

 Böyle yarış makinası bir teknem olacak sonrada ufacık bir tender botu teknenin kıçına sığdırmaya çalışacağım. Üstelik hanımlar  giyinip kuşanıp karaya çıkarken ufacık botla ıslanacaklar. Bu kadar sportif bir teknede tekne sahibi veya misafirler, çocuklar su kayağı yapmak isterse ne olacak. Ya da 4-5 kişi yan koylara gitmek istersek. En az 70-90 Hp gibi bir motorla yapabiliriz bunları, bot 4.2 m falan olmalı , Orak adasından Bodruma gemiciyi yollayıp günlük taze birşeyleri veya misafire Daily News aldırabilmeliyim. Böyle bir bot 350-400 kg da hallolur acaba arkaya Davidler koysak ama demirde veya limanda bunlar yokolsa ve nefis VOR 70 görüntüsü kalsa , tam da istediğim olurdu.

Swimming platform açıkken teknenin kıçında kolayca ulaşabilecek şekilde containerlar olmalı, çocukların deniz oyuncakları veya dalış takımlarını koyabilmeliyim. Hatta dalış sevenler için lazaret içine tüpleri doldurucak bir kompresör bile koyabiliriz.

Tüm deck dümdüz olmalı, direk dibinden cockpite tüm halatlar ortadan kalkmalı (code ve overlap genoa ıskotaları kalsa da olur). Direk dibine vinç falan koymayalım, hepsini sailing zone dan idare edelim

Ege de çok derine demir atabilmeliyim, veya emniyet için 100 metre demir bırakabilmeliyim, peki bu kadar zincir yelken performansını etkileyecek ne yapalım ? Zincirin tüm ağırlığını direk dibine toplasak süper olurdu ! Düşünsenize 1 ton zincir teknenin burnundan ortasına geliyor. Rüzgar üstü büyük denizde giderken burun her dalgaya düştüğünde içiniz paralanmasa, performansa katkısı da bonus.

Makina dairesi o kadar rahat olsunki su yapıcı , elektrik donanımı,hidrolik güç ünitelerini, ana pompaları, 12 KW bir jeneratörü, tüm havalandırma fanlarını , dinlenmiş mazot sağlayacak bir daytank ı içine alabilsin. Herhangi bir müdahale gerektiği zaman çok eğilip bükülmede, motora değip yanmadan bakabilelim. Makina dairesinde öyle bir yalıtım olsunki makinanın çalıştığını nerdeyse duymayalım.

Makina temiz hava girişi, mutfak havalandırmaları mümkünse göz önünde olmasın.

2012 yılındayız. Öyle bir makinamız olsunki (240 hp) hem gerektiğinde tekneyi yürütsün ( Bir önceki teknem motor seyrinde sert havada rüzgara ve denize karşı 5-6 mile düşerdi) hem çok hafif olsun ( şanzıman dahil 300 kg civarı) hem bu güce göre çok az (30 l/saat) yaksın, çevreci olsun. Acaba çalışırken elektrik de üretse hatta eğer istenirse bu elektriği depolayıp liman çıkışlarında , manevralarda sessizce elektrik motoruyla idare edebilsek. Böyle bir makina bulsak, yoksa bilinenlerle 40 sene öncesinin teknolojisini kullanmak zorunda kalıcaz. (Şimdilik bu boylarda herkes böyle yapıyor. )

Böyle deli kocaman bir yelken alanıyla 30 metrelik bir direği rüzgar üstünde dengelemek için bu kıza en az 4m bir salma lazım , hatta 4.3 ve üstünde 9 ton bir kurşun torpil !

Ama Egede benim sevdiğim koylara girebilmem lazım, Salma hidrolik olsun ve 2.8 metreye  çıksın ben de her istediğim koya dibine kadar girebileyim. Böyle bir salmanın taşıyıcı kısmı da 2 ton civarında olacak ama çok mühim değil, hesaplarımıza göre ağırlığımız 25 ton civarında olacak

 

Teknenin içi de hayallerimizde ;

Owner dahil teknede kalan herkesin mutlu edilmesi lazım. Bizim kültürümüzde evimize davet edecek kadar samimi olduğumuz veya benim için çok önemli bir iş arkadaşımıza kendi odamızı tahsis ederiz rahat etsin diye. Tüm tekne tasarımcıları tutturmuşlar owners kabini ve VIP suite falan diye. Benim teknemde misafiri benimkinden daha az konforlu bir kabine davet edemem. Mümkünse her şey eşit olacak. Ne ben misafirim yüzünden daha az konforlu bir kabine giderim ne de misafirimin benimkinden az konforlu bir kabinde kalmasını isterim! Tüm metrekare ve fonksiyonlar eşit olmalı ve Misafirime değer verdiğim bilinmeli. Özellikle Hanımlar daha küçük duş, daha konforsuz makyaj alanı falan gibi şeyleri akıllarına bile getirmemeli. Dolaplar hakikaten dolap gibi olmalı , Uzun elbiseler, gece elbiseleri buruşmadan ferah ferah asılabilmeli

Ayrıca mümkünse küçük bir kabin daha olmalı, çocuklar da kalabilir . Zaten böyle bir teknesi olunca insanın günlük misafiri de çok olabilir. Günlük misafirler ana kabinlere girmemeli ama istedikleri zaman üst baş değiştirmek, bir duş alıp hazırlanmak için küçük bir kabin olmalı. (Bu kabin tekne sahibi isterse farklı amaçlarla , çalışma odası, çocuk odası, bakıcı/yardımcı  odası olabilmeli)

Ana kabinlerde mutlaka küçük birer minibar bulunmalı, gece ne kimse kabine servis yapsın ne de kimse kabinlerden dışarı çıkıp soğuk şampanya falan arasın, Cigar Box , Safe Box söylememe bile luzum yok. Ana kabinlerdeki audio video sistemlerinin böyle bir tekneyi hak edicek düzeyde olması lazım, ayrıca kabinden teknenin ana sistemindeki gps ve radar dahil, rüzgar, aküler, su düzeyi vs herşeyi monitor edebilmeliyim diye düşünüyorum.

Ayrıca Crew için de saygılı olunmalı, tamam başta bir kabin olsun ama mutlaka kendilerine ait dolapları, a.c., tuvalet ve duşu mutlaka olmalı. Head room ve hareket alanı da insanca olmalı, gerekirse master cabini biraz geriye çekebiliriz. Baş kabinle crew kabin arasındaki duvarın ses ve diğer izolasyonları çok önemli. Bir önceki teknemde misafirler bir gece öncesi için çok utanmışlardı …

Muhtemelen böyle bir tekneye sahip olmak isteyecek kişinin yemekten veya yemek yapmaktan çok keyif alacağını düşünüyorum, mutfağımız büyük olmalı, en az 4-5 metre, ocak beş gözlü ve benim tercihim gazlı, elektriklide wok la hiçbirşey pişiremezsiniz. Ve de 90 cm lik bir fırın mutlaka olmalı. En az 300-350 litrelik soğutucular olmalı, çekmeceli olmalı eğilip bükülmeden ulaşabilelim. İki deep freeze ve buz makinası olmazsa olmaz. Evye, Bulaşık makinası akıllı bir yerde olmalı 

Salon Akdeniz, Ege veya Karaibler de çok önemli değil ama yine de ferah olmalı , serin bir akşamda içeride yenilebilmeli, Salonun tepesine tek parça 5-6 m2 lik bir cam koysak süper olurdu.

Diğer teknelerde salonda her tarafa koltuk koyuyorlar, kim oturuyor o kadar koltuğa merak ediyorum, 6-8 kişinin sığacağı bir masa yeterli, koltukların arkasında düz alanlar olmalı, yemekte gerekli olan bir sürü şey buralarda tutulabilir. Tekne sahibi yemek masasının karşısındaki alanı çalışmak için kullanabilmeli, burada 45-50 inç bir ekran olursa masada oturup video konferans bile yapabilir.

Yemek masasını koltuk seviyesine indirip çocuklar için bir “playground” yapabilmeliyim. Burada ailece yatarak film de seyredebiliriz. ( Bumbanın altına projection perdesi asarsak, küçük bir projeksiyon makinası ile dışarıda bir yazlık sinema bile yapabiliriz, bunu da düşünelim)

Salonda tableware için yeteri kadar yer olmalı, hatta şaraplar için de bir yer düşünmeliyiz .

Tüm teknede kapılar en az 60-70 cm genişlikte olmalı , devasa tekneler yapıp neden 40-50 cmlik kapılar koyduklarını anlamıyorum, tüm teknede headroom 1.95 olacak , tamam Vor 70 hareket noktamız ama freeboard u biraz yükselterek bu iş hallolacaktır. Andre’yi ikna etmemiz lazım.

Bir çok teknede çamaşır ve kurutma makinası gördüm. Çamaşır makinası zeminde ve sağlam bir yerde durmalı yoksa kurutma veya sıkma sırasında heryere çarpıp ses yapıyor yada biyerleri yıkıyor, dikkat etmek lazım.

Tüm teknede kullanılacak TV lerin gizli olmasını istiyorum, ama açıldıkları zaman laf olsun diye oraya koymadığımızı anlasınlar, nasıl ki evde çok iyi ses ve görüntü sistemleri istiyoruz, Nina 75 lerda de bunu sürdürelim.

Jeneratörler çalışmasa bile içeride belirli bir konfor düzeyini sağlayacak enerji tüm teknede bulunmalı, kahve makinası için generatör çalıştırmayalım, teknede her an heryerde pc, Ipad , mp3 player gibi aletler için 220 olsun (gece gündüz) nasılki deck ve rig için paranın satınalabildiği en iyi ekipmanları kullanıyoruz içeride de su yapıcıdan elektrik sistemine klimalardan mutfak ekipmanına kadar en mükemmel markaları kullanalım. Aküler en son teknoloji ve Mastevolt olmalı. Bu teknenein muhtemel sahipleri bunu hak ediyor.

Rüyanın gerçek olmasının hiç de zor olmadığını Bora’nın başını çektiği bu Dream Team le gördük artık, Nina 82 serisinin ilk teknesi “La Nina” , bizim yaramaz kızımız, 2014 sezonu sonunda denize inecek, bir ay sürecek deniz testlerinden sonra teslim edilmeye hazır olacak. Muhtemelen dünyanın ennnn .. teknelerinden biri olarak anılacak.

Tekne tasarımı dünyasının en gelişmiş VPP (Velosity Prediction Program) database ine sahip Andre’nin tahminlerini şimdilik saklı tutuyorum,

Fernando ve ekibi sayesinde uyguladığımız üretim yöntemleri son iki yıldır Paris JEC Composites fuarında Trimarine tarafından “keynote speaker” olarak tüm tekne camiası ile paylaşılıyor. “Yarış tekneleri üretiminde kullanılan yöntemlerin, custom tekne üretimine adaptasyonu” , La Nina bunun en önemli örneklerinden. 

Bize göre varolan birkaç bilinen üreticinin yapabileceği ama şimdiye kadar kimsenin biraraya getiremediği özelliklerde bir tekneyi, konularında dünyanın en düzgün ekipleriyle, gerçekleştiriyoruz. Uluslararası bir alana en son giren bir oyuncu olarak zaten başka bir şekilde şansımız olamazdı ...

Diğerlerinden farklı olarak böyle bir teknenin sadece yelken için veya luks gosterisi değil ama her anının sevdiklerimizle paylaşılacak, onları mutlu edicek bir tekne olmasını istedik,

Bir önceki teknemin adı “Bla Bla” idi. Nina serisinin İlk teknesinin adını “La Nina” koymasaydım “Joy of Life” koyardım

Selametle …
Renan Gökyay

swipe




tilt vertical




tilt horizontal




Mobile Not Portrait